Rahimde anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu oluşan bir kitle veya tümördür. Rahim tümörü iyi huylu (benign) ya da kötü huylu (kanserli) olabilir. Genellikle pelvik ağrı, anormal kanama ve idrar problemleri gibi belirtiler gösterir. Erken teşhis tedavi şansını artırır. Çeşitli testlerle teşhis edilir ve tedavi planı tümörün türüne göre belirlenir.
Rahim Tümörü Belirtileri Nelerdir?
Normal adet dönemlerinden daha uzun süren veya daha yoğun kanamalar olabilir. Ayrıca, ara kanama veya menopoz sonrası kanama da görülebilir. Rahim tümörü, pelvik bölgede ağrıya veya basınca neden olabilir. Bu ağrı, bazen ilişkiden sonra veya idrar yaparken de hissedilebilir. Büyük tümörler, karın bölgesinde şişkinlik, dolgunluk veya ağırlık hissine yol açabilir. Tümörler mesaneye baskı yaparsa, sık idrara çıkma ihtiyacı, idrar yaparken ağrı veya zorluk yaşanabilir.
Bağırsaklara baskı yaparak kabızlık veya sindirim güçlüklerine yol açabilir. Pelvik bölgedeki tümörler, sırtın alt kısmında ağrıya neden olabilir. Kanama nedeniyle vücutta demir kaybı yaşanabilir, bu da yorgunluk hissine yol açabilir. Eğer bu belirtiler görülüyorsa, bir sağlık profesyoneline danışmak önemlidir. Rahim tümörü erken teşhisi, tedavi sürecini olumlu yönde etkileyebilir.
Rahim Tümörü Neden Olur?
Ailede rahim kanseri veya başka tür kanser geçmişi bulunan bireylerde, risk daha yüksek olabilir. Genetik mutasyonlar, hücrelerin büyüme ve bölünme süreçlerini etkileyerek anormal tümör oluşumlarına yol açabilir. Estrojen hormonu, rahimdeki hücrelerin büyümesini uyarabilir. Uzun süreli yüksek östrojen seviyeleri, rahimdeki hücrelerin kontrolsüz büyümesine neden olabilir. Menopoz öncesi dönemde, düzensiz adet döngüleri ve östrojenin fazla üretimi tümör gelişimini tetikleyebilir. Rahim tümörü, genellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınlarda daha yaygındır. Menopoz sonrası hormon seviyelerindeki değişiklikler, tümör oluşumunu etkileyebilir.
Obezite, östrojenin yağ dokusunda üretildiği bir durumdur. Bu da tümörlerin oluşma riskini artırabilir. Aşırı kilo, özellikle menopoza giren kadınlarda tümör oluşumunu tetikleyebilir. Sağlıksız bir diyet, düşük fiziksel aktivite ve sigara kullanımı da rahim tümörlerinin gelişmesine katkı sağlayabilir. Bu faktörler, hormon dengesizliklerini ve genel vücut sağlığını olumsuz etkileyebilir. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve polikistik over sendromu gibi hastalıklar da riski artırır. Bazıları iyi huylu (benign) olup tedavi edilmeden yaşamaya devam edebilirken, bazıları kötü huylu (kanserli) olabilir. Erken teşhis, tedavi sürecinin başarılı olmasında önemlidir.
Rahim Tümörü Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Cerrahi müdahale tedavide en yaygın yöntemlerden biridir. Histerektomi, rahmin tamamen veya kısmen alınması işlemidir. Eğer tümör rahmin dışında yayılmamışsa, genellikle rahmin tamamının alınması gerekir. Laparoskopik cerrahi, daha küçük, minimal invaziv bir cerrahi seçenektir. Laparoskopi, vücutta küçük kesiler yaparak yapılan bir işlem olup, iyileşme süresi daha hızlıdır.
Radyoterapi, kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjili ışınlar kullanır. Özellikle kanserli tümörlerde, hastalığın yayılmasını engellemek veya tümörün boyutunu küçültmek amacıyla uygulanabilir. Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek amacıyla ilaçlar kullanır.
Genellikle rahim kanseri gibi yayılma riski olan durumlarda, tümörün tedavi edilmesinin yanı sıra kanserin tekrar etmesini engellemek için kullanılır. Özellikle hormonlara duyarlı tümörlerde (örneğin, bazı rahim kanseri türleri) hormonal tedavi kullanılabilir. Bu tedavi, tümörün büyümesini engellemeyi amaçlar. Hedefe yönelik tedavi, kanser hücrelerini etkileyen belirli genetik değişiklikleri hedef alır. Bu tedavi türü, rahim kanseri gibi bazı durumlarda etkili olabilir.
Eğer rahim tümörü küçük ve zararsızsa, bazı durumlarda sadece düzenli takip ve gözlem yapılabilir. Bu yöntem, tümörün büyümesini izleyerek tedaviye karar verilmesini sağlar. Tedavi yöntemi, tümörün türüne ve evresine göre farklılık gösterdiği için, her hasta için özel bir tedavi planı oluşturulması önemlidir. Bu yüzden doktorun önerileri doğrultusunda tedaviye karar verilmesi gerekmektedir.